Ulus’ta bulunan bu küçük ve güzel mekan Ece Zaim ve Görkem Türkoğlu’nun çabaları sonucunda geçtiğimiz yazın ağustos ayında tatlı ve pasta severlere hizmet vermeye başladı.
Ece Uluslararası Görkem ise İşletme eğitimlerini tamamladıktan sonra farklı lezzetler yaratarak, bu yeni lezzetleri insanlara tattırabilecekleri bir cafe açmanın hayalini kurduklarında henüz birbirlerini tanımıyorlarmış. İkilinin yolları mutfak sanatları akademisinde aşçılık eğitimi alırken kesişir. Sıkı bir dostluk ve Vanilla Bakery adında muhteşem lezzetleri içinde barındıran bir mekânın tohumları da işte bu kesişmeyle başlar…
Vanilla Bakery çok yeni bir mekan olmasına rağmen dekorasyonu ve İstanbul’un başka hiçbir yerinde aynı tadı bulamayacağınız lezzetleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Bu sıcak mekanda Espressolu pastalardan, Limonlu tartlara birbirinden lezzetli Kişlerden, Domatesli tuzlu kurabiyelere kadar birçok farklı lezzeti bulmak mümkün
Culinarymag olarak Vanilla bakery’nin yaratıcıları Görkem Türkoğlu ve Ece Zaim’le Pastacılık, Aşçılık ve Vanilla Bakery üzerine bir sohbet gerçekleştirdik işte o sohbetin ayrıntıları;
Nasıl Tanıştınız ve Vanilla Bakery Projesi Ortaya Nasıl Çıktı?
Görkem: İkimizde mutfak sanatlarında eğitim gördük. Fakat mutfak sanatlarında ben pastacılık Ece yemek üzerine eğitim aldığı için çok fazla birbirimizi tanıma fırsatımız olmadı. Eğitimimiz bittikten sonra ulus 29’da staja başladığımızda birbirimizi daha iyi tanımaya başladık ve çok iyi anlaştık. 2 sene öncesine dayanan bir dostluğumuz var. İkimizde kendi yaptığımız yemekler ve tatlıları satabileceğimiz bir mekan açmayı istiyorduk. Yani vanilla bakery’nin ilk temelleri o zaman atıldı.
Ece :Kendimize ait bir yer açmadan mutfağın nasıl işlediğini öğrenmek için bir sürebaşka yerlerde çalıştık. Ağustos 2011 itibarı ile kendi yerimizi yani vanilla bakery’i açtık.
Ne kadar süredir böyle bir yer açmayı düşünüyordunuz?
Görkem: İşletme bölümünden mezun olduktan sonra cafe açmayı istiyordum. işletme okuduğum içinde hesap işlerinden anlıyorum. Mutfak kısmıyla ilgili hiçbir bilgim yoktu. Bu konuda fikir sahibi olmak için pastacılığa başladım. Yani benim aşçılık ya da pastacılığa başlangıcım ihtiyaç doğrultusunda gelişti.tabi o zamanlar mutfakta çalışmaktan bu kadar çok keyif alabileceğimi bilmiyordum.Mutfağın adrenalini ve yeni şeyler yaratmayı sevdiğimi pastacılığa başladıktan sonra fark ettim.
Ece: Mutfakta vakit geçirmeyi ve yemek yapmayı hep çok sevmişimdir. Evde sürekli yemek denemeleri yapardım. Ve kendime ait yemekler yapıp farklı sunumlar yaratabileceğim bir yer açmanın hayalini kurardım. Bu nedenle üniversite eğitimim bittikten sonra böyle bir yer açma kararı aldık.
Vanilla Bakery’nin kuruluşuna kadar ne gibi çalışmalar yaptınız?
Görkem: İkimizde mutfak eğitimi aldık. Daha sonra ise mutfağın işleyişini görmek, hangi ürünlerin nasıl kullanılacağını öğrenmek için çeşitli yerlerde çalıştık. Son olarak da Ece Fransa’ya be de Amerika’ya araştırma yapmak için gittik. Amerika ve Fransa’da kullanılan teknikler, malzemeler ve sunumlar buradakilerden daha farklı olduğu için yeni ürünler hazırlamamızda bizlere esin kaynağı oldu.yaklaşık olarak 2 yıl kadar altyapı çalışmamız oldu.
Tüm bunların hepsi aslında Vanilla Bakery’nin kuruluşu için bizlere altyapı hazırlamıştır.
Öncelikle Yaptığımız her şey günlük, çok tazedir. Butik bir işletme tarzında çalışıyoruz yani insanların istedikleri şeyleri istedikleri şekilde onlara sunmaya çalışıyoruz. Ulus’ta yaşayan insanların geldikleri zaman Görkem ya da Ece bana şunu yapar mısınız diyebilecekleri sıcak ve samimi bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. İnsanlara lezzetli ve taze ürünler sunmak tek amacımız.
Bundan sonrası için neler düşünüyorsunuz?
Görkem: İleride çok büyümek franchisingler vermek gibi bir amacımız yok çünkü biz zaten bu işe girerken kar amacı gözetmeden bir şeyler yapmayı istedik. Ayrıca işletme büyüdükçe yapılan ürünlerin kalitesinin düşeceğine inanıyoruz. Çünkü burada kendi ürünlerimizi kendimiz yapıyoruz. Başka türlü olursa kontrol edemezsiniz. Yapabildiğimiz her şeyi kendimiz burada yapmaya çalışıyoruz. Tabi zamanla farklı alanlarda bazı çalışmalarda yapabiliriz.
Vanilla Bakery’de bir gün nasıl geçer?
Ece: Sabah 8 akşam 20,00 saatleri arasında çalışıyoruz. Bu nedenle sabah 07,00’de ön hazırlıkları yapmaya başlıyoruz. Temizlik vitrin ve ürünlerin hazırlanması gibi… Kahvaltı saatlerinde gelen misafirlerimizi karşıladıktan sonra öğlen siparişleriyle ilgileniyoruz. Ve akşamda yine çay kahve saatlerinde misafirlerimizi ağırlıyoruz.
Yurtdışında Araştırma yaparken buradaki ile nasıl farklar gördünüz?
Görkem: Türkiye’de bulunan ürünlerden çok daha fazlası mevcut öncelikle, onun dışında kullanılan Amerika ve Fransa’da kullanılan malzemeleri burada bulamıyorsunuz. Tabi Yemekler arasında da çok farklılıklar var. Ama biz araştırmalarımızı daha çok pastacılık üzerine yaptık.
Akademide Eğitim almak ve üniversitede aşçılık bölümünde eğitim almak arasında ne gibi farklılıklar vardır?
Görkem: Bu konuda açıkçası insanın bir şeyi ne kadar yapmak istediği ve onun için ne kadar çalıştığının belirleyici olduğunu düşünüyorum. Yani düzinelerce kitap okuyabilirsiniz ama uygulama kısmında kendinizi geliştirmek size kalmıştır. Eğitim ve uygulama birbirini tamamlamalıdır. Nerede nasıl bir eğitim aldığınız kişisel çabanızın bir adım gerisinde kalır diye düşünüyorum.
Yurtdışında olsanız 5-6 aylık çalışmayla hiçbir yere varamazsınız. Ama burada biraz daha farklı insanlar zaten yemek konusunda çok şey bilmedikleri için yaptığınız şeyin farkına varamıyorlar. Diğer taraftan yeni ürünler sunmak burada gerçekten çok zor. Çünkü insanlar yeni tatlara karşı açık değiller. Yeni ve değişik lezzetler kolay tercih edilmiyor. Buraya gelen bazı misafirlerimize farklı ürünler önerdiğimizde önce uzak durdular. Daha sonra gelen misafirlere tatmaları için bu ürünlerimizden ikram etmeye başladık ve şu an en çok satılan tatlılarımız bunlar.
Burada insanların yeniliğe kapalı olması mutfağın gelişimi de engellemektedir. Basit ve tekrar eden yemekler yapıldığı için yeni denemeler yapmak isteyen insanlara örnek olabilecek ustalara rastlamak da zorlaşıyor.
Aşçılık ve usta şeflerle çalışmak zor mudur?
Görkem: Tabi ki her meslekte olduğu gibi aşçılığında zor tarafları var. Ama mutfakta şeflerle çalışmanın zor olduğunu düşünmüyorum. Egolarınızı bir kenara bıraktığınız zaman hiçbir şekilde zorlanmazsınız. Neticesinde orada usta dediğiniz insanlar size bir şeyleri öğretecek olan kişidir. Ve günün sonunda eğer yeni şeyler öğrenmişseniz gerisinin bir önemi yoktur. Başlarda bende mutfakta çalışırken zorlanıyordum. Zorluk çıkaranlarda oluyordu ama çok istekli olduğumu görünce yardımcı olmaya başladılar. Usta şeflerin öğrencilerinin sabırlı ve öğrenmeye meraklı olduklarını görmeyi istediklerini düşünüyorum. Bazılarının zorluk olarak bahsettiği durumlar ise şefin sizi test etmesidir.
Özellikle genç arkadaşlarda kendi restoran ya da kafelerini açmak gibi bir istek mevcuttur. Siz bunu başardınız bu hayali kuran diğer genç aşçılara tavsiyeleriniz nelerdir?
Ece: Öncelikle ne yapmak istediğinize karar vermeniz çok önemlidir. Ve yapacağınız iş için gerekli araştırmaları yapmak da gerekir. Her işe başlamak zordur. Sıfırdan bir yer açmak başlarda insanın gözünü korkutsa da işe başladıktan sonra gerisi geliyor. Özellikle bizim gibi kendi yerini açmayı düşünen genç arkadaşların denemekten ve yanılmaktan korkmamaları gerekiyor diye düşünüyorum.
culinarymag.com